Marmara’da A sınıfı lojistik depo boşluğu yüzde 5’in altına indi. Artan talep kira baskısını yükseltirken alternatif lojistik aksları öne çıkıyor.
Marmara’da A Sınıfı Lojistik Depo Arzı Daralıyor… Türkiye’nin ana lojistik merkezi konumundaki Marmara Bölgesi’nde A sınıfı depo alanlarına yönelik talep artarken, nitelikli arz giderek daralıyor. CBRE Türkiye verilerine göre bölgedeki A sınıfı lojistik depo alanlarında boşluk oranı yüzde 5’in altına geriledi.
E-ticaret ve üretimdeki büyümenin yanı sıra şirketlerin tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirme çabaları, modern lojistik tesislere olan ihtiyacı artırıyor. İstanbul başta olmak üzere Kocaeli, Gebze ve Doğu Trakya gibi lojistik akslarda yeni ve nitelikli depo arzının sınırlı kalması ise piyasadaki sıkışıklığı belirginleştiriyor.
A Sınıfı Depolarda Arz Kısıtı Kira Baskısını Artırıyor
CBRE Türkiye Genel Müdürü Can Kadir Yalnızcan, Marmara’daki arz-talep dengesizliğinin kira koşullarını doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.
Yalnızcan, üretim, perakende ve e-ticaret sektörlerindeki büyümenin depolama ihtiyacını sürekli artırdığını belirterek, şirketlerin operasyonel verimlilik ve teknolojik altyapı açısından A sınıfı tesislere yöneldiğini ifade ediyor.
Stratejik lokasyonlarda yeni arsa geliştirme süreçlerinin zorluğu ve yükselen inşaat maliyetlerinin yeni depo yatırımlarını sınırladığını aktaran Yalnızcan, boşluk oranının yüzde 5’in altına inmesinin nitelikli stok açısından kritik bir arz sıkışıklığına işaret ettiğini vurguluyor.
Lojistik Talebi İkincil Akslara Kayabilir
Marmara’daki yüksek doluluk oranlarının lojistik gayrimenkul kiralarını yukarı yönlü baskıladığını belirten Yalnızcan, mevcut koşulların mülk sahiplerinin pazarlık gücünü artırdığını söylüyor.
Kurumsal kiracıların uygun alan bulmakta zorlandığını ve bu nedenle daha uzun süreli kira sözleşmelerine yönelimin güçlenebileceğini kaydeden Yalnızcan’a göre, önümüzdeki dönemde talebin bir bölümünün birincil lojistik merkezlerden ikincil koridorlara kayması bekleniyor.
Bu süreçte lojistik amaçlı arsa geliştirme projelerinin yanı sıra İstanbul dışındaki alternatif lokasyonların da yatırımcıların radarında daha fazla yer alması öngörülüyor.

