Ana SayfaDENİZCİLİKKaradeniz’in tamamı yüksek riskli bölge ilan edildi

Karadeniz’in tamamı yüksek riskli bölge ilan edildi

Şirket Haberleri

Toyota Professional OSB Roadshow Ankara’da

Toyota, hafif ticari araç ürün gamını Türkiye’nin farklı noktalarındaki...

Hareket’te Group CEO Görevine Boran Uzun Atandı

Ağır yük kaldırma, proje taşımacılığı ve yük mühendisliği alanında...

HASEL: İntralojistikte Gelecek Hibrit Operasyonlarda

HASEL, İstif Makineleri ve Akıllı Depo Teknolojileri Zirvesi’nde otomasyon...

Hatay’da Genç Sesler “Kökten Sese” Konserinde Buluştu

Hatay Akademi Çocuk ve Gençlik Korosu, “Kökten Sese” konserinde...

Anadolu Isuzu’ya İTÜ ARI Teknokent’ten Ödül

Anadolu Isuzu, İTÜ ARI Teknokent tarafından teknoloji, Ar-Ge ve...

Londra sigorta piyasası, Karadeniz’deki yüksek risk alanını genişletti. Türk karasuları istisna tutulsa da açık deniz seferleri bildirim ve ek prim baskısıyla karşılaşabilir.

Londra deniz sigortası piyasasının Ortak Savaş Komitesi, Rusya ile Ukrayna arasındaki saldırıların ticari gemilere yönelmesi üzerine yüksek risk sınıflandırmasını Karadeniz’in açık denizlerinin tamamını kapsayacak şekilde genişletti. Türkiye’nin karasuları bildirim zorunluluğundan muaf tutuldu; ancak Türk limanlarına gelen gemilerin açık denizde izlediği rota sigorta maliyetini etkileyebilecek.

Karar, Karadeniz’in gemi trafiğine kapatıldığı anlamına gelmiyor. Yeni düzenleme; belirlenen alana girecek gemilerin sigortacılarını önceden bilgilendirmesini, sefer riskinin yeniden değerlendirilmesini ve gerektiğinde ilave savaş riski primi ödenmesini gündeme getiriyor.

Savaş riski kıyılardan açık denize taşındı

Karadeniz’deki yüksek risk sınıflandırması daha önce ağırlıklı olarak Rusya ve Ukrayna kıyılarını kapsıyordu. Londra sigorta piyasasının Ortak Savaş Komitesi, son güncellemesiyle bildirim alanını Karadeniz’in açık denizlerinin tamamına genişletti.

Komitenin sekreteri ve Lloyd’s Market Association Denizcilik ve Havacılık Başkanı Neil Roberts, Rusya ve Ukrayna kıyılarının zaten listede bulunduğunu, yeni kararla raporlama yükümlülüğünün Karadeniz’in geneline yayıldığını açıkladı.

Kararın arkasında, son iki ayda ticari gemilere yönelen saldırıların artması bulunuyor. Karadeniz; tahıl, ham petrol, petrol ürünleri, gübre ve maden taşımaları bakımından küresel ticaretin kritik koridorları arasında yer alıyor.

Türkiye karasuları neden istisna tutuldu?

Yeni sınıflandırma Karadeniz’in tamamını kapsıyor gibi görünse de Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Gürcistan’ın karasularında gerçekleştirilen seferler için bildirim zorunluluğu uygulanmayacak.

Bu ayrım, Türk limanlarının veya Türkiye’nin karasularının doğrudan yüksek risk alanı ilan edilmediği anlamına geliyor. Ancak bir geminin yalnızca varış limanı değil, sefer boyunca kullandığı güzergâh da sigorta değerlendirmesinde dikkate alınıyor.

Örneğin Novorossiysk’ten İstanbul’a, Odesa’dan Marmara’ya veya Köstence’den Türkiye’ye gelen bir gemi, Türk karasularına ulaşmadan önce yeni liste kapsamındaki açık deniz alanlarından geçebilir. Bu durumda sefer için sigortacıya bildirim yapılması ve ilave koşulların yerine getirilmesi gerekebilir.

Türk limanları istisna tutuldu ama armatörleri bekleyen yeni yükümlülükler var!

Kararın Türkiye açısından en önemli noktası burada ortaya çıkıyor: Geminin Türk karasularındaki bölümü istisna olsa bile Karadeniz’in uluslararası sularındaki seyri sigorta kapsamını değiştirebilir.

Sigortacı; geminin bayrağını, sahiplik yapısını, yükünü, çıkış ve varış limanlarını, saldırıların gerçekleştiği bölgelere uzaklığını ve güvenlik tedbirlerini ayrı ayrı değerlendirebilir. Bu nedenle aynı Türk limanına gelen iki gemi için farklı savaş riski primleri belirlenebilir.

Yeni liste bütün seferlere otomatik ve sabit bir zam getirmiyor. Nihai prim, geminin değeri ve seferin risk profiline göre sigorta şirketi ile armatör arasında belirleniyor.

Kararın getireceği yük faturası yüz binlerce dolar olabilir

Golobal medyanın Reuters haber ajansına dayanarak verdiği haberlere ve aktarlan sektör bilgilerine göre Karadeniz’deki savaş riski primleri son haftalarda belirgin biçimde yükseldi. İlave sigorta maliyeti, bazı gemilerde yedi günlük bir sefer için yüz binlerce dolara ulaşabiliyor.

Savaş riski primi çoğunlukla geminin sigortalanan değeri üzerinden hesaplanıyor. Bu nedenle aynı rotayı kullanan daha yeni ve yüksek değerli bir tanker ile daha düşük değerli kuru yük gemisinin ödeyeceği tutar aynı olmayabiliyor.

Armatörün ödediği ek prim ise navlun sözleşmesinin şartlarına bağlı olarak yük sahibine yansıtılabiliyor. Böylece sigorta kararının maliyeti tahıl, petrol ve diğer emtia yüklerinin teslim fiyatına kadar uzanabiliyor.

Navlun artışı yalnızca sigorta priminden gelmeyebilir

Yüksek risk sınıflandırması taşıma maliyetini yalnızca sigorta kanalıyla etkilemiyor. Armatörler daha tehlikeli kabul edilen seferler için daha yüksek navlun isteyebilir, bazı gemi sahipleri bölgeye giriş yapmamayı tercih edebilir.

Kullanılabilir gemi sayısının azalması navlunu yükseltirken, güvenlik kontrolleri ve rota değişiklikleri transit süreyi uzatabilir. Liman programının kaçırılması; bekleme, sürastarya ve stok maliyetlerini de artırabilir.

Türkiye’ye tahıl, kömür, ham petrol ve petrol ürünü taşıyan şirketler açısından toplam maliyet, sigorta priminin çok ötesine geçebilir.

Türk ihracatçı ve ithalatçı neyi kontrol etmeli?

Uzmanların bu konuda tavsiyeleri var. Karadeniz bağlantılı taşıma yaptıran şirketlerin, rezervasyon öncesinde yalnızca temel navlun teklifini değil, savaş riskiyle bağlantılı bütün ek maliyetleri yazılı olarak istemesi gerekiyor.

Özellikle şu başlıkların kontrol edilmesi önem taşıyor:

  • Geminin kullanacağı rotanın yeni bildirim alanına girip girmediği
  • Savaş riski primini hangi tarafın karşılayacağı
  • Prim tutarının gemi veya yük sahibine nasıl yansıtılacağı
  • Gemi ya da rota değişikliğinde fiyatın yeniden hesaplanıp hesaplanmayacağı
  • Saldırı veya liman kapanması durumunda alternatif tahliye limanı
  • Bekleme, sürastarya ve rota sapması maliyetlerinin kime ait olduğu
  • Taşımanın ortak gemiyle yapılması hâlinde fiilî işletmecinin kuralları

CIF ve CFR gibi navlunun satıcı tarafından karşılandığı teslimlerde ilk maliyet ihracatçıya yönelebilir. FOB işlemlerde ana taşıma çoğunlukla alıcı tarafından düzenlense de kesin sorumluluk satış ve taşıma sözleşmelerine bağlı bulunuyor.

Karadeniz kapanmadı, riskin fiyatı değişti

Yeni kararın “Karadeniz gemi trafiğine kapatıldı” şeklinde yorumlanması doğru değil. Ortak Savaş Komitesi bir devlet kurumu olmadığı gibi gemilerin bölgeye girişini yasaklama yetkisine de sahip değil.

Bununla birlikte komitenin listesi, Londra piyasasında çalışan savaş riski sigortacılarının fiyatlama ve teminat kararlarında önemli rol oynuyor. Bir bölgenin listeye alınması; ön bildirim, ek prim, daha sıkı güvenlik koşulları veya bazı sigortacıların teminat vermemesi sonucunu doğurabiliyor.

Bilgi kutusu | Yeni karar neyi değiştiriyor?

Önce: Risk alanı ağırlıklı olarak Rusya ve Ukrayna kıyılarıydı.
Şimdi: Bildirim alanı Karadeniz’in açık denizlerinin tamamına genişletildi.
İstisna: Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Gürcistan karasularındaki seferler için bildirim gerekmiyor.
Olası sonuç: İlave savaş riski primi ve daha sıkı sigorta koşulları.
Yanlış yorum: Karar, Karadeniz’in kapatıldığı veya Türk limanlarının riskli ilan edildiği anlamına gelmiyor.
Türkiye’ye etkisi: Türk limanına ulaşan geminin açık deniz rotası ek prim ve navlun artışı doğurabilir.

A. Kurtay
A. Kurtayhttps://www.gazetelojistik.com
Gazeteciliğe Hürriyet Gazetesi'nde başladı. Türk Haberler Ajansı, Anadolu Ajansı, Günaydın, Saklambaç, Milliyet ve Cosmopolitan'da çalıştı. Sport, Oto Aktüel, Motosiklet Dünyası, Oto Life, Oto Aktüel Haber, Europe News dergilerininde Kurucu Editör olarak çalıştı. Halen otoaktuel.com.tr, kamyonhaber.com, gazetelojistik.com ve turkishtradenews.com yayınlarının editörü.

Son Haberler