Enerji ve lojistik maliyetlerindeki artış küresel ticareti tehdit ediyor. TİM Başkanı Gültepe uyardı, “petrol 150 doları görürse stagflasyon kaçınılmaz olur.”
Lojistikte alarm: Enerji krizi maliyetleri patlatıyor
Küresel enerji krizinin derinleşmesi, lojistik sektörünü doğrudan etkileyen yeni bir maliyet dalgasını tetiklerken, iş dünyasından kritik uyarılar gelmeye devam ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, artan enerji ve lojistik maliyetlerinin küresel ekonomide stagflasyon riskini güçlendirdiğini açıkladı.
Erzurum’da düzenlenen “TİM Bölgesel İhracat Buluşmaları”nda konuşan Gültepe, özellikle petrol fiyatlarındaki yükselişin taşımacılık ve tedarik zincirleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurguladı.
Enerji krizi lojistik maliyetleri yukarı çekiyor
Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler, petrol arzını sekteye uğratırken, enerji fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu. Bu artış, doğrudan lojistik sektörüne yansıyor.
Karayolu, denizyolu ve havayolu taşımacılığında yakıt maliyetlerinin toplam operasyon giderleri içindeki payı yüksek olduğundan, enerji fiyatlarındaki her artış lojistik maliyetlerini katlayarak büyütüyor.
Ekonomim’in haberine göre, enerji maliyetlerindeki yükseliş yalnızca üretimi değil, aynı zamanda taşımacılık süreçlerini ve ihracat performansını da baskılıyor.
“Petrol 150 doları görürse tablo ağırlaşır”
Gültepe, petrol fiyatlarının kritik eşiklere yaklaştığına dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:
“Petrolün varil fiyatı 110 doların üzerine çıkarsa risk artar. 140-150 dolar bandına ulaşması halinde ise küresel ekonomide ciddi sıkıntılar yaşanabilir.”
Bu seviyeler, lojistik sektörü için: Navlun fiyatlarında sert artış, Tedarik zincirinde yavaşlama, İhracat maliyetlerinde yükseliş anlamına geliyor.
Stagflasyon riski lojistikten başlıyor
Enerji ve lojistik maliyetlerindeki artış, ekonominin en kritik kırılma noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Artan taşımacılık maliyetleri: Ürün fiyatlarını yukarı çekiyor, Talebi baskılıyor, Ticaret hacmini daraltıyor. Bu durum, yüksek enflasyon ile düşük büyümenin aynı anda yaşandığı stagflasyon riskini güçlendiriyor.
Lojistik sektörü ise bu sürecin merkezinde yer alıyor. Çünkü üretimden nihai tüketiciye kadar tüm süreçler doğrudan taşımacılığa bağlı.
Savaşın etkisi ticaret akışını zorluyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla artan gerilim, özellikle Körfez bölgesine yapılan ihracatı olumsuz etkiliyor.
Bölgedeki belirsizlik: Enerji arzını kısıtlıyor, Deniz taşımacılığında riskleri artırıyor, Sigorta ve operasyon maliyetlerini yükseltiyor. Bu gelişmeler, küresel ticaret akışında yeni kırılmalara yol açıyor.
İhracatta büyüme yavaşlıyor
Türkiye’nin ihracat performansına da değinen Gültepe, büyüme hızında yavaşlama olduğuna dikkat çekti.
2025 yılında 273,4 milyar dolarlık ihracata ulaşıldığını belirten Gültepe, artış oranının yüzde 4,5 seviyesinde kaldığını ifade etti.
Pandemi döneminde yakalanan çift haneli büyümenin son üç yılda gerilemesi, lojistik maliyetlerindeki artışın ihracat üzerindeki etkisini de ortaya koyuyor.
Sonuç: Lojistik sektöründe zorlu dönem
Enerji krizinin derinleşmesiyle birlikte lojistik sektörü, maliyet baskısının en yoğun hissedildiği alanlardan biri haline geliyor.
Petrol fiyatlarının yükselmeye devam etmesi durumunda:
-Navlun ve taşıma maliyetleri artacak
Tedarik zincirleri zorlanacak
-Küresel ticarette yavaşlama hızlanacak
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde lojistik sektörü, yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda stratejik olarak da yeniden şekillenecek.

