Türkiye, AB–Asya ticaretinde Orta Koridor ve güçlü lojistik altyapısıyla kilit rol üstleniyor. HİB’e göre kotalar kalkarsa ihracat %12 artabilir.
-Karayolu ihracatı 10 yılda %55 arttı
-Konteyner taşımacılığı %62 büyüdü
-Havayolu ihracatı %47 arttı
-Türkiye, AB–Asya hattında kilit aktör
Avrupa Birliği’nin Orta Asya ile ticari bağlarını güçlendirme arayışında Türkiye, sahip olduğu lojistik altyapı ve taşımacılık kapasitesiyle kilit bir rol üstleniyor. Hizmet İhracatçıları Birliği’ne göre, AB’nin Asya açılımının başarısı Türk taşımacılarıyla kurulacak stratejik ortaklığa bağlı.
Orta Koridor’da Stratejik Eşik: Avrupa’nın Orta Asya Açılımında Türk Taşımacıları Öne Çıkıyor!

Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi, sektörün 2025 yılı değerlendirmeleri ve 2026 sonrası hedeflerini Dış Ticaret Kompleksi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen basın toplantısında paylaştı. Toplantıda konuşan HİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Komite Başkanı Murat Baykara, lojistik sektörünün Türkiye’nin hem hizmet hem de mal ihracatı açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Lojistik İhracatı 42,2 Milyar Dolara Ulaştı
Baykara, lojistik ve yük taşımacılığı sektörünün Türkiye ekonomisi için taşıdığı öneme dikkat çekerek, 2024 yılında 40 milyar doların üzerinde lojistik ve taşımacılık ihracatı gerçekleştirildiğini, bunun yarısına yakınının yük taşımacılığından oluştuğunu söyledi.
2025 yılı Kasım ayı itibarıyla yıllıklandırılmış lojistik ve taşımacılık ihracatının 42 milyar 250 milyon dolara ulaştığını belirten Baykara, bu tutarın 19 milyar 570 milyon dolarlık bölümünün yük taşımacılığı ihracatı olarak kaydedildiğini aktardı.
Üye Sayısı Üç Yılda 2,5 Kat Arttı
Sektörün kurumsal kapasitesindeki büyümeye de değinen Baykara, 2022 Ocak ayından bu yana HİB bünyesinde yük taşımacılığı ve lojistik hizmetleri alanında faaliyet gösteren üye firma sayısının 255’ten 701’e yükseldiğini belirtti.
Bu artışla sektörün, HİB bünyesinde üye sayısı bakımından üçüncü sıraya yerleştiğini ifade eden Baykara, bu tablonun sektörün dinamizmini ve ihracat potansiyeline duyulan güveni açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Türkiye Bölgesel Lojistik Merkez Konumunda
Türkiye’nin liman, havalimanı, karayolu, demiryolu ve stratejik lojistik tesisleri entegre biçimde kullanabilen güçlü bir altyapıya sahip olduğunu vurgulayan Baykara, bu yapının Türkiye’yi bölgesel bir lojistik merkez haline getirdiğini belirtti.
Baykara, karayoluyla 1.000–1.200 kilometrelik, havayoluyla ise yaklaşık 3 saatlik uçuş mesafesinde erişilebilen geniş bir talep havzasına sahip olunduğunu; düşük riskli ekonomik ortam, güçlü küresel bağlantılar ve nitelikli iş gücüyle birlikte Türkiye’nin lojistikte benzersiz bir konumda bulunduğunu ifade etti.
Kara, Deniz, Hava ve Demiryolunda Güçlü Büyüme
Uluslararası yük taşımacılığında karayolunun AB ve sınır komşularıyla ticarette belirleyici rol oynadığını belirten Baykara, son 10 yılda karayoluyla taşınan ihracatın yaklaşık yüzde 55 arttığını söyledi. 2014’te 55,3 milyar dolar olan karayolu taşımacılığı ihracatı, 2024’te 85,8 milyar dolara ulaştı.
Deniz taşımacılığında ise 2014–2024 döneminde konteyner taşımacılığı TEU bazında yüzde 62, elleçlenen yük miktarı ise ton bazında yüzde 38 arttı. Baykara, liman altyapısının güçlendirilmesi, demiryolu bağlantılarının artırılması ve transit taşımacılığı kolaylaştıracak uygulamaların Türkiye’nin küresel rolünü pekiştireceğini vurguladı.
Havayolu taşımacılığının ihracattaki payının değersel olarak yüzde 13 seviyesinde olduğunu belirten Baykara, 2013’ten bu yana ton bazında ortalama yüzde 47’lik artış yaşandığını kaydetti. Demiryolu taşımacılığında ise Türkiye’nin Avrupa’dan Orta Asya ve Çin’e uzanan hatlarda önemli bir geçiş ülkesi konumunda bulunduğunu söyledi.
Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Öne Çıkıyor
Baykara, önümüzdeki beş yılda üç katına çıkması beklenen Avrupa–Asya ticaretinde Orta Koridor’un en verimli alternatiflerden biri olduğunu belirtti. Orta Koridor’un; Kalkınma Yolu, Via Carpatia ve Kuşak-Yol projeleriyle kesiştiğine dikkat çeken Baykara, bu süreçte Türkiye’nin küresel transit taşımacılıkta merkezi bir rol üstleneceğini ifade etti.
Baykara, ayrıca; HİB koordinasyonunda yürütülen araştırmaların, Hazar Geçişli Orta Koridor’un artık yalnızca alternatif bir güzergâh değil, küresel ticaret için kritik bir altyapı haline geldiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Avrupa–Asya Ticaretinde Kim Ne Sağlıyor?
| Başlık | Avrupa Birliği | Türkiye | Orta Asya |
|---|---|---|---|
| Temel Güç | Büyük pazar, yüksek talep | Coğrafi merkez, transit kapasite | Enerji ve hammadde kaynakları |
| Lojistik Rol | Nihai pazar & sermaye | Köprü ve ana geçiş ülkesi | Kaynak ve üretim bölgesi |
| Taşıma Modları | Deniz & kara ağırlıklı | Kara, deniz, hava, demiryolu entegre | Kara ve demiryolu ağırlıklı |
| Orta Koridor’daki Konum | Talep yaratan uç | Merkezi geçiş ve yönlendirici aktör | Kaynak sağlayıcı uç |
| Avantaj | Finansman ve pazar büyüklüğü | Hız, esneklik, deneyim | Düşük maliyetli kaynak |
| Zayıf Nokta | Regülasyon yükü, esneklik sorunu | Kota ve vize kısıtları | Altyapı ve finansman ihtiyacı |
| Stratejik İhtiyaç | Güvenli ve hızlı erişim | Engellerin kaldırılması | Yatırım ve entegrasyon |
Avrupa Birliği, Orta Asya’ya açılmak için sermaye ve pazar gücüne; Orta Asya ise kaynaklara sahip. Bu iki uç arasındaki lojistik dengeleyici ve hızlandırıcı aktör Türkiye olarak öne çıkıyor. Ancak karayolu kotaları ve vize engelleri bu dengeyi zayıflatıyor.
AB’ye Net Çağrı: Kotalar ve Vizeler Kaldırılmalı
Murat Baykara, Avrupa Birliği’nin Orta Asya açılımında Türkiye ile lojistikte stratejik ortaklık kurması gerektiğini vurguladı. Türk taşımacıları, tır sürücüleri ve ticaret erbabının Kafkasya–Orta Asya hattında tarihsel birikime sahip olduğunu belirten Baykara, bu deneyimin AB’li firmalar için önemli bir rehberlik sunduğunu ifade etti.
Karayolu transit kotaları ve sürücü vizeleri gibi tarife dışı kısıtlamaların AB–Türkiye ticaretinde maliyetleri artırdığına dikkat çeken Baykara, bu engellerin kaldırılması halinde Türkiye’nin AB’ye ihracat kapasitesinde yüzde 12’ye varan artış sağlanabileceğini açıkladı.
2030 İçin Net Hedefler
Sektörün güçlü yönlerini ve fırsatlarını net biçimde gördüklerini belirten Baykara, hedefleri şöyle özetledi:
- Yük taşımacılığı ve lojistik gelirlerini orta vadede 40 milyar doların üzerine çıkarmak
- 2030 yılında Asya–Avrupa taşımalarında Türkiye’nin transit gelir payını yüzde 30’a yükseltmek
- Orta Koridor’u en cazip güzergâh haline getirmek
- E-ticaret taşımacılığında bölgesel merkez olmak
- Dünya Bankası Küresel Lojistik Performans Endeksi’nde ilk 25 ülke arasına girmek
- Sınır geçişlerini hızlandırarak ihracatta bekleme sürelerini azaltmak