Ana SayfaGÜNCEL4 dinamik Lojistik Sektörü'nü derinden etkileyecek

4 dinamik Lojistik Sektörü’nü derinden etkileyecek

spot_img

Şirket Haberleri

Tck by Kıraç A.Ş., 1,35 milyar TL yatırımını hayata geçirdi

Türkiye’nin altyapı, enerji, yol güvenliği ve savunma sanayisine yönelik...

TotalEnergies ve Birlas’tan Stratejik İş Birliği

Madeni yağ sektörünün önde gelen şirketlerinden TotalEnergies, otomotiv dünyasının...

Ömer Tunaz Ako Grup’a Transfer Oldu

Prometeon Türkiye'de, 2024 yılından bu yana Pazarlama Müdürü olarak...

FUCHS Lubricants Türkiye, Türkiye’deki Büyüme Stratejisini Açıkladı

FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlenen toplantıda Türkiye’deki yeni dönem stratejisini,...

Mercedes-Benz Türk’ten 5 Bin Gence Eğitim Desteği

Mercedes-Benz Türk, 2014 yılında Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle hayata...
spot_img

Son 20 yılda çok hızlı bir değişim geçiren Lojistik Sektörü’nde, özellikle son 10 yıldaki dijitalleşme ve beraberinde getirdiği uygulamalar sektörün iş süreçlerini de dönüştürdü.

  • Sektörün yakın geleceği olarak nitelenen 2040 yılına kadar dijitalleşmenin yanı sıra otonom araçlar, akıllı depolama sistemleri ve karbon salınımını azaltmak için uygulanan teknolojiler sektörü ve iş yapış süreçlerini dönüştürecek.
oguz bute 1

Her sektördeki iş yapış süreçlerini derinden dönüştüren dijitalleşmenin Lojistik Sektörü’nü etkilemeye devam edeceğini belirten Sintek Logistics CEO’su Oğuz Büte: “Dijitalleşmenin yanı sıra kaptansız yük gemileri, araç ve tırlar gibi otonom araçlara dair yaşanan gelişmeler de sektörü yakinen etkileyecek. Diğer bir dinamik ise akıllı depolama sistemleri olacak. İnsan gücüne ihtiyaç duyulmayan ve tamamen robotların işlettiği depolar ve depolama sistemlerini daha sık göreceğiz. Sektörü 2040 yılına kadar etkileyecek bir diğer konu ise karbon salınımını azaltmak olacak. Karbon salınımını azaltmak için uygulanan teknolojiler, önümüzdeki yakın gelecekte sektörün en çok mesai harcayacağı alanlar olacak” dedi.

Dijitalleşme sektörü derinden etkiledi

Öncelikle lojistik dokümanlarının çok daha kısa sürede ve hızlı olarak hazırlanmasının, gümrüksel takip süreçlerinin de daha kısa sürede sonuçlanmasına yol açtığını belirten Oğuz Büte: “Dijitalleşme lojistik sektörünü derinden etkiledi. Yük takip süreçleri çok daha kolay ve erişilebilir duruma geldi. İthalat ve ihracatçılar artık evrak numarası ile yük ister hava veya deniz ister karayoluyla olsun, hemen nerede olduğunu görebilme imkanına sahip oldular. Bunun yanında son yıllarda online sistemlerden navlun ve diğer giderlerinde alınabilme imkanı yaygınlaştığından, artık ithalat ve ihracatçılar hem reel yüklemelerini hem de planlama süreçlerini çok daha hızlı yapmaya başladılar” dedi.

Dijitalleşmeye önem vermeyen lojistik şirketleri gelecekte zorlanacaklar

Dijitalleşmeye önem vermeyen lojistik şirketlerinin gelecekteki konumlarını sağlamlaştırmada zorlanacaklarını belirten Oğuz Büte: “Dijitalleşmenin yanına iyi ve kaliteli hizmeti ekleyemeyen ve problem olduğunda çözüme yönelik hızlı ve etkili bir şekilde hareket etme kabiliyeti olmayan şirketler daha da zorlanacaklar. Dijitalleşmenin ana sorunu, problem olduğunda bunu nasıl ve hangi kriterlere göre çözüme ulaştıracağını hesaplayamamasından kaynaklanıyor. Bu noktada insan faktörü devreye giriyor. Sorunları çözüme ulaştıran faktör, insan faktörü” dedi.

Türkiye’nin çok fazla avantajı var

Türkiye’nin 2040 yılına kadar lojistik sektörü özelinde birçok noktada avantajının olduğunu ifade eden Büte, “Şu anda bölgemizde çıkan savaş dahi aslında tedarik zinciri için ne kadar önemli olduğumuzu gösteriyor. Kanayan yaramız olarak ifade edebileceğimiz demiryolu taşımacılığına çok daha ağırlık verilebilirsek, bu ağı hem tonaj hem de maliyet açısından çok efektif yönetmiş olacağız. Ayrıca deniz taşımacılığında da ciddi bir potansiyel var, limanlarımızı geliştirip bu potansiyeli kullanmamız gerekiyor. Aynı şekilde kara yolu için tam bir merkez üssü olabiliriz. Çünkü hem batı hem de doğu trafiği topraklarımızdan geçiyor. Kısacası, 2040 yılına bu yapılanmalar ve planlı adımlarla gidilirse, Türkiye bu sektörden ciddi kazançlı çıkabilecek nadir ülkelerden biri olabilir” ifadeleriyle Türkiye’nin bölgesel ve küresel önemine dikkat çekti.

Rezzan Alavant
Rezzan Alavant
1979 yılında gazeteciliğe Spor Haber Gazetesi'nde editör olarak başladı. Sırasıyla Rapor, Podyum, Cosmopolitan, Europe News'te Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştı. 1989 yılında Sport ve Motosiklet Dünyası dergilerini 10 yıl süreyle yayınladı. Oto Aktüel Dergisi'nin Kurucu Yayın Yönetmeni. TOSFED'in kuruluşunda yer alarak, 1 dönem Basın Danışmanlığını da yaptı.

Son Haberler