Türkiye lojistik sektöründe faaliyet gösteren Kıta Logistics, küresel ticarette artan belirsizlikler ve tedarik zinciri kırılmalarına karşı yaklaşık 600 milyon TL büyüklüğündeki yatırım programını devreye aldı.

Şirket, 2026 itibarıyla yurt içi konteyner taşımacılığında kapasite ve süreklilik sorunlarını çözmek amacıyla özmal filo yatırımı yaparken, karbon yönetimi ve operasyonel süreçlerde dijitalleşmeyi de aynı strateji altında topladı.

Konteyner taşımacılığında entegrasyon odaklı büyüme
Şirketin yatırım stratejisinin merkezinde yurt içi konteyner taşımacılığı bulunuyor. Artan deniz taşımacılığı hacmiyle birlikte liman–depo–nihai teslimat hattında yaşanan aksaklıklar, lojistik firmalarını daha entegre çözümlere yönlendiriyor.
Bu kapsamda Kıta Logistics, ilk aşamada 7 çekici ve 10 konteyner dorseyi devreye aldı. Yatırımın ikinci fazında ise filonun 20 çekici ve 25 dorseye çıkarılması planlanıyor.
Bu hamleyle birlikte;Liman operasyonlarında bekleme sürelerinin azaltılması, Tedarik zinciri sürekliliğinin sağlanması, İhracat ve ithalat taşımalarında öngörülebilirliğin artırılması hedefleniyor. Özellikle liman lojistiği yönetimi, intermodal taşımacılık süreçleri ve tedarik zinciri optimizasyonu açısından bu tür yatırımların sektörde yaygınlaşması bekleniyor.

Küresel riskler yatırım kararlarını şekillendiriyor
Kıta Logistics Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Eldener, yatırımın arkasındaki temel motivasyonun küresel belirsizlikler olduğunu vurguladı. Jeopolitik gerilimler, bölgesel çatışmalar ve finansmana erişim koşullarındaki dalgalanmalar, lojistik sektöründe operasyonel riskleri artırıyor. Kıta Logistics Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Eldener, söz konusu yatırımın mevcut küresel konjonktüre yanıt niteliği taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“Lojistik sektörü bugün; savaşlar, bölgesel gerilimler ve ekonomik dalgalanmalarla birlikte daha kırılgan ve öngörülmesi zor bir yapıya evriliyor. Bu ortamda müşterilerimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey; süreklilik ve güven. Biz bu yatırımı, iş ortaklarımızın operasyonlarını kesintisiz sürdürebilmesine katkı sağlayacak bir altyapı olarak görüyoruz. Özmal yapımızı güçlendirirken amacımız; mevcut iş birliklerimizi tamamlayan, onları destekleyen ve tedarik zincirinin bütününde daha dengeli bir yapı oluşturan bir model kurmak.”

Operasyonel verimlilik ve maliyet dengesi
Kıta Logistics Antrepolar ve Yurtiçi Lojistik Genel Müdürü Bilal Yurttaş ise yatırımın operasyonel etkisine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Yurt içi konteyner taşımacılığında dönemsel olarak yaşanan sıkışıklıklar, sahada hız ve planlama açısından önemli etkiler yaratabiliyor. Bu yatırımla birlikte liman, depo ve taşıma süreçlerini daha uyumlu hale getirerek operasyonel akışı daha sağlıklı yönetebiliyoruz. Bu da iş ortaklarımız açısından daha öngörülebilir, daha planlanabilir ve sürdürülebilir bir operasyon anlamına geliyor.”
Yurttaş, yatırımın sahadaki etkisine de dikkat çekiyor. Yurt içi konteyner taşımacılığında dönemsel yoğunlukların planlama süreçlerini zorlaştırdığına işaret eden Yurttaş, yeni modelle birlikte operasyonel akışın daha öngörülebilir hale geldiğini belirtiyor.
Yeşil lojistikte dijitalleşme hamlesi
Kıta Logistics’in yatırım programının ikinci ayağını sürdürülebilirlik oluşturuyor. Şirket, Carbon Emit ile yaptığı iş birliği kapsamında karbon ayak izi ve sera gazı emisyonlarını dijital olarak izlemeye başladı.
Yeni sistem sayesinde; Emisyon verileri anlık ve doğrulanabilir şekilde takip ediliyor, %50’ye varan zaman tasarrufu sağlanıyor, Veri doğruluğu ve raporlama kalitesi artıyor
Bu dönüşüm, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi regülasyonlara uyum açısından kritik önem taşıyor. Aynı zamanda karbon yönetimi lojistik sektörü, GHG emisyon raporlama ve sürdürülebilir taşımacılık çözümleri alanlarında yeni standartların oluşmasına katkı sağlıyor.



