OSS Derneği’nin raporuna göre ağır ticari araç satış sonrası pazarı 2025’te 2,66 milyar dolara ulaştı, 2030’da 3,3 milyar dolar bekleniyor.
Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), Frost & Sullivan iş birliğiyle hazırlattığı stratejik analiz raporunun ağır ticari araçlar bölümünü kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre Türkiye’de 3,5 ton üzeri kamyon, çekici, otobüs ve römork gruplarını kapsayan satış sonrası pazarı 2025 yılında 2 milyar 660,8 milyon dolar büyüklüğe ulaştı.
2023-2025 döneminde yüzde 5,7 büyüme
2023 yılında 2 milyar 381,6 milyon dolar seviyesinde bulunan pazar, iki yılda yıllık bileşik yüzde 5,7 oranında genişledi. Aynı dönemde araç parkı yüzde 1,3 büyürken, satış sonrası gelirinin park büyümesinin belirgin ölçüde üzerinde arttığı görüldü.
En büyük pay lastiklerde
2025 verilerine göre pazarın en büyük ürün grubunu 706 milyon dolarla lastikler oluşturdu. Bu kalemi 332 milyon dolarla yağ, 328,4 milyon dolarla diğer ürün grupları, 191 milyon dolarla filtreler, 176,8 milyon dolarla çarpışma elemanları (şasi/tampon), 167,9 milyon dolarla direksiyon-süspansiyon ve 167,7 milyon dolarla fren parçaları takip etti. Motor parçaları 140,7 milyon dolar, akü 125,1 milyon dolar, şanzıman ise 92,7 milyon dolar büyüklüğe ulaştı.
2030 projeksiyonu 3,3 milyar dolar
Raporun öngörülerine göre pazarın 2030 yılına kadar yıllık bileşik yüzde 4,6 büyüyerek 3 milyar 337,7 milyon dolara çıkması bekleniyor. Bu dönemde lastik pazarının 910,5 milyon dolara, fren parçalarının 214,6 milyon dolara, çarpışma elemanlarının ise 231,6 milyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Rapor, aydınlatma, direksiyon-süspansiyon ve şanzıman gibi kategorilerdeki görece yüksek büyüme beklentisinin, pazarın teknoloji yoğun onarımlara doğru evrildiğine işaret ettiğini belirtiyor.
OSS Derneği Başkanı Ali Özçete, pazardaki büyümeyi belirleyen temel unsurun elektrikli araç penetrasyonundan çok yaşlanan filo ve artan onarım karmaşıklığı olduğunu ifade etti. Özçete, büyümenin döngüsel değil yapısal bir karaktere sahip olduğunu, genişleyen araç parkı ile gelişen parça teknolojilerinin bu yapıyı desteklediğini aktardı.


